Bayramlasmak icin Aachen'a gitmistim cuma gunu. Sagolsun oradaki arkadaslar yemek duzenlemis, bizleri de davet etmisler, eh bize de gitmesi dustu. 20 - 30 kisi vardi herhalde yemekte. Oradaki arkadaslarla tekrar gorusup, bayramlasmak bayagi guzel oldu acikcasi, uzerine bir de Dave ve Mark ile bulustum, liebreiz'da benim ehliyetimi kutladik. daha sonra da koln'e geri dondum sabaha dogru.
Aachen'i ne kadar sevdigimi tekrar farkettim. Hala evim gibi geliyor o sehir, uzun bir sure daha oyle olur herhalde. Aachen ozlemimi, son bir video ile kapatayim. ozellikle 57. saniye sonrasi gecis ve baslayan sarkiyi cok begeniyorum, bir de calan cocuklar cok seker :p
Sunday, November 29, 2009
Sunday, October 25, 2009
Long time no hear!
Uzun zamandir yazamiyorum, okulu bitirme, tatil, bir kac gezi, tasinma, is'e baslama derken bir suru degisiklik oldu hayatimda.
Ozetle gidersek, temmuzda okul bitti, mezun oldum, agustosta ve eylulde once Estonya'da sonra Turkiye'de tatil yaptim. Eylul sonu gibi Almanya'ya geldim, Koln'de bir ev bulup oraya yerlestim ve Ekim 1 itibariyle isbasi yaptim, artik asagidaki urunun uretim hatlarinin guncellestirilmesi uzerine calisiyorum.

Koln civarlarina gelen olursa beklerim!
Can Emrah
Ozetle gidersek, temmuzda okul bitti, mezun oldum, agustosta ve eylulde once Estonya'da sonra Turkiye'de tatil yaptim. Eylul sonu gibi Almanya'ya geldim, Koln'de bir ev bulup oraya yerlestim ve Ekim 1 itibariyle isbasi yaptim, artik asagidaki urunun uretim hatlarinin guncellestirilmesi uzerine calisiyorum.

Koln civarlarina gelen olursa beklerim!
Can Emrah
Sunday, June 28, 2009
Jaanipäev - Yaz gündönümü
23 Haziran Estonya için önemli günlerden. Hristiyanlık yayılmadan öncelerden beri, pagan inanışları çerçevesinde az gündönümü ve bereket kutlamaları yapmak için ateşler yakılır ve üzerinden atlanarak yaza giriş yapılırmış. Bir nevi bizim hıdrellez ateşi etkinlikleri gibi.
Noelden sonra en önemli ikinci tatilleri yaz gündönümü zamanı oluyor, ve hakikaten herkes bir sürü yerde yaktıkları ateşler etrafında toplanıp, bol alkol eşliğinde bu günü kutluyorlar. Genelde güneş batana kadar canlı müzik eşliğinde eğlenip coşan bünyeler, güneş etkisini kaybettikten sonra (23:30-24:00 gibi), mekan değiştirip kendi evlerinde ya da ufak gruplarla toplandıkları başka yerde güneş tekrar doğana kadar (02:00 civarı) eğlencelerine devam ediyor.
Ben de yerliler arasına karışıp bu etkinliği kutladım. Malesef benim katıldığım yerdeki ateş yaklaşık 5 metre uzunluğundaki kalaslardan yakıldığı için üzerinden atlamak söz konusu değildi, ben de daha çok güneş ve ortamın resmini çektim. Bir iki örneği aşağıya ekledim.
üstteki resimde saat 23:00 civarı...
Noelden sonra en önemli ikinci tatilleri yaz gündönümü zamanı oluyor, ve hakikaten herkes bir sürü yerde yaktıkları ateşler etrafında toplanıp, bol alkol eşliğinde bu günü kutluyorlar. Genelde güneş batana kadar canlı müzik eşliğinde eğlenip coşan bünyeler, güneş etkisini kaybettikten sonra (23:30-24:00 gibi), mekan değiştirip kendi evlerinde ya da ufak gruplarla toplandıkları başka yerde güneş tekrar doğana kadar (02:00 civarı) eğlencelerine devam ediyor.
Ben de yerliler arasına karışıp bu etkinliği kutladım. Malesef benim katıldığım yerdeki ateş yaklaşık 5 metre uzunluğundaki kalaslardan yakıldığı için üzerinden atlamak söz konusu değildi, ben de daha çok güneş ve ortamın resmini çektim. Bir iki örneği aşağıya ekledim.
üstteki resimde saat 23:00 civarı...
Labels:
Jaanipäev,
midsummer,
Tallinn,
viimsi,
yaz gündönümü
Saturday, June 13, 2009
Dies Irae
Dies iræ, dies illa
solvet sæclum in favilla;
teste david cum sibyllâ.
quantus tremor est futurus,
quando judex est venturus
cuncta stricte discussurus!
Mozart'tan sonra bize laf soylemek dusmez... Isterdim ki Lacrimosa'yi koyayim, ama kalbim dayanmiyor onu dinlemeye...
solvet sæclum in favilla;
teste david cum sibyllâ.
quantus tremor est futurus,
quando judex est venturus
cuncta stricte discussurus!
Mozart'tan sonra bize laf soylemek dusmez... Isterdim ki Lacrimosa'yi koyayim, ama kalbim dayanmiyor onu dinlemeye...
Alle Turca Özlemi
Bilenler bilir, bizim Aachen'daki arkadaşların harika müzik grubu vardır, Alle Turca. Aachen'dayken sağolsunlar yeterli sıklıkta bizim fasıl özlemimizi giderirlerdi. Şimdi Estonya'da böyle organizasyonların eksikliğini çekiyoruz haliyle. Bu gün de tez yazarken gelen bir özlem sonucu bir kaç videolarını izledim, özlem gidermeye özlem olarak (çıkma aliterasyon sever mi oldum nedir :))
Thursday, June 11, 2009
Son surat devam..
1 ay, 30 gun, ama ne 30 gun....
Onemli olaylarin basinda, Mark ve Dave'in ziyareti geliyor. Aachen'dan, polonya ve litvanya uzerinden buraya geldiler. Daha sonra arabayla helsinki ve kutup dairesine devam ettiler. avrupanin damina ulastiktan sonra, isvec ve danimarka uzerinden Almanya'ya geri gelecekler. Asagida kullandiklari arabanin iki tane resmi var.
Icim gitmedi desem yalan olur, ama yapacak cok is, az vakit oldugu icin malesef onlara katilamadim.
Peki nedir bu bahsettigim is: master tezi. Deneysel calismalarin olmazsa olmazi olan son dakikalarda cikan tum problemlerden nasibimi aldim herhalde. Ekipman bozulmasindan, yanlis cozum yonlendirmelerine kadar hepsini yasadik, uzun geceler ve laboratuvarda gecen haftasonlari sonucu farkli bir yontem izlemeye karar verdim. Son testler icin parcalari almanya'ya , test platformunun ureticisine yolladim, onlarin test etmelerini rica ettim. Onlar da kirmadilar, simdi bekliyoruz bakalim..
Onun disinda Estonya devlet daireleriyle ilgili efsanevi hikayelerim var. Her sey sonuclansin, ona gore ayri bir blog yazisinda maceralarimi anlatacagim.
simdilik bu kadar, tez vesaire islerine geri donuyorum.

Onemli olaylarin basinda, Mark ve Dave'in ziyareti geliyor. Aachen'dan, polonya ve litvanya uzerinden buraya geldiler. Daha sonra arabayla helsinki ve kutup dairesine devam ettiler. avrupanin damina ulastiktan sonra, isvec ve danimarka uzerinden Almanya'ya geri gelecekler. Asagida kullandiklari arabanin iki tane resmi var.
Icim gitmedi desem yalan olur, ama yapacak cok is, az vakit oldugu icin malesef onlara katilamadim.
Peki nedir bu bahsettigim is: master tezi. Deneysel calismalarin olmazsa olmazi olan son dakikalarda cikan tum problemlerden nasibimi aldim herhalde. Ekipman bozulmasindan, yanlis cozum yonlendirmelerine kadar hepsini yasadik, uzun geceler ve laboratuvarda gecen haftasonlari sonucu farkli bir yontem izlemeye karar verdim. Son testler icin parcalari almanya'ya , test platformunun ureticisine yolladim, onlarin test etmelerini rica ettim. Onlar da kirmadilar, simdi bekliyoruz bakalim..
Onun disinda Estonya devlet daireleriyle ilgili efsanevi hikayelerim var. Her sey sonuclansin, ona gore ayri bir blog yazisinda maceralarimi anlatacagim.
simdilik bu kadar, tez vesaire islerine geri donuyorum.
Tuesday, May 19, 2009
iş güç
Merhaba Merhaba,
bu aralar iş-güç, tez, bürokrasi, ziyaretler vesaire derken blog işlerini biraz arka plana itmek durumunda kaldım. Son haftaların kısa bir özetini yaparsam:
- LOT Oriel'den bir uzman, bizi tallinnde 3 günlüğüne ziyaret etti ve bize nanotest platformu ileri seviye kullanıcı kursu verdi. Ufak bir ekipman değişikliği yapıldı ve bu sayede artık deneylerimde işe yarar sonuçlar alabiliyorum
- Gün içinde 9-17 kurs olduğu için, tez konusunda ancak geceleri çalışabildim. bu nedenle ofisten genelde 23 24 gibi çıkıyordum. hoş değil :)
- Mükemmel bir zamanlama ile kursun bittiği günden sonra annem geldi, ve o yoğun temponun bitişini, beraber 1 haftalık yoğun bir gezi programıyla kutladık. Letonya, Estonya ve Finlandiya'nın altını üstüne getirdik. En aklımda kalan ise , annemin Helsinki'de yarım günde, gıkını çıkarmadan 20 kilometreden fazla yürümesi. Benden sağlıklı ve dayanıklı vallaha...
-Annem gittikten sonra tekrar normal tempoda işe başladım, ama uzun sürmedi. Bürokrasi ile ilgili bir iki işim olduğu için günde 4 5 saat devlet dairelerinde koşuşturmam gerekti. Haliyle yine üniversite koridorlarında 'ben bu gecelerin adamıyım' şarkısını yankılandırdım.
-Bu haftasonu Mark ve Dave geliyor. Dave'in girişimciliğinin eseri olan, yakın zamanda kanadaya ihraç edilecek audi s4 avant ile Kuzey Avrupa turu duraklarından biri olan Estonya'ya uğrayacaklar. araba ile gelmeleri ve yer sorunu olmamasından mütevellit, kilolarca domates salçası ve peynir siparişinde bulundum. Estonya'a biraz Akdeniz lezzeti görsün :)
Şu an saat 17:17. Uzun geçen bir günün ortasında, biraz kafamı dinlendirmek için bir ara verdim ve o arada bu yazıyı yazdım. Şimdi tekrardan iş başı.
Bol Bol Selamlar,
Can Emrah
bu aralar iş-güç, tez, bürokrasi, ziyaretler vesaire derken blog işlerini biraz arka plana itmek durumunda kaldım. Son haftaların kısa bir özetini yaparsam:
- LOT Oriel'den bir uzman, bizi tallinnde 3 günlüğüne ziyaret etti ve bize nanotest platformu ileri seviye kullanıcı kursu verdi. Ufak bir ekipman değişikliği yapıldı ve bu sayede artık deneylerimde işe yarar sonuçlar alabiliyorum
- Gün içinde 9-17 kurs olduğu için, tez konusunda ancak geceleri çalışabildim. bu nedenle ofisten genelde 23 24 gibi çıkıyordum. hoş değil :)
- Mükemmel bir zamanlama ile kursun bittiği günden sonra annem geldi, ve o yoğun temponun bitişini, beraber 1 haftalık yoğun bir gezi programıyla kutladık. Letonya, Estonya ve Finlandiya'nın altını üstüne getirdik. En aklımda kalan ise , annemin Helsinki'de yarım günde, gıkını çıkarmadan 20 kilometreden fazla yürümesi. Benden sağlıklı ve dayanıklı vallaha...
-Annem gittikten sonra tekrar normal tempoda işe başladım, ama uzun sürmedi. Bürokrasi ile ilgili bir iki işim olduğu için günde 4 5 saat devlet dairelerinde koşuşturmam gerekti. Haliyle yine üniversite koridorlarında 'ben bu gecelerin adamıyım' şarkısını yankılandırdım.
-Bu haftasonu Mark ve Dave geliyor. Dave'in girişimciliğinin eseri olan, yakın zamanda kanadaya ihraç edilecek audi s4 avant ile Kuzey Avrupa turu duraklarından biri olan Estonya'ya uğrayacaklar. araba ile gelmeleri ve yer sorunu olmamasından mütevellit, kilolarca domates salçası ve peynir siparişinde bulundum. Estonya'a biraz Akdeniz lezzeti görsün :)
Şu an saat 17:17. Uzun geçen bir günün ortasında, biraz kafamı dinlendirmek için bir ara verdim ve o arada bu yazıyı yazdım. Şimdi tekrardan iş başı.
Bol Bol Selamlar,
Can Emrah
Subscribe to:
Posts (Atom)