Sunday, June 28, 2009

Jaanipäev - Yaz gündönümü

23 Haziran Estonya için önemli günlerden. Hristiyanlık yayılmadan öncelerden beri, pagan inanışları çerçevesinde az gündönümü ve bereket kutlamaları yapmak için ateşler yakılır ve üzerinden atlanarak yaza giriş yapılırmış. Bir nevi bizim hıdrellez ateşi etkinlikleri gibi.

Noelden sonra en önemli ikinci tatilleri yaz gündönümü zamanı oluyor, ve hakikaten herkes bir sürü yerde yaktıkları ateşler etrafında toplanıp, bol alkol eşliğinde bu günü kutluyorlar. Genelde güneş batana kadar canlı müzik eşliğinde eğlenip coşan bünyeler, güneş etkisini kaybettikten sonra (23:30-24:00 gibi), mekan değiştirip kendi evlerinde ya da ufak gruplarla toplandıkları başka yerde güneş tekrar doğana kadar (02:00 civarı) eğlencelerine devam ediyor.

Ben de yerliler arasına karışıp bu etkinliği kutladım. Malesef benim katıldığım yerdeki ateş yaklaşık 5 metre uzunluğundaki kalaslardan yakıldığı için üzerinden atlamak söz konusu değildi, ben de daha çok güneş ve ortamın resmini çektim. Bir iki örneği aşağıya ekledim.


üstteki resimde saat 23:00 civarı...



Saturday, June 13, 2009

Dies Irae

Dies iræ, dies illa
solvet sæclum in favilla;
teste david cum sibyllâ.

quantus tremor est futurus,
quando judex est venturus
cuncta stricte discussurus!



Mozart'tan sonra bize laf soylemek dusmez... Isterdim ki Lacrimosa'yi koyayim, ama kalbim dayanmiyor onu dinlemeye...

Alle Turca Özlemi

Bilenler bilir, bizim Aachen'daki arkadaşların harika müzik grubu vardır, Alle Turca. Aachen'dayken sağolsunlar yeterli sıklıkta bizim fasıl özlemimizi giderirlerdi. Şimdi Estonya'da böyle organizasyonların eksikliğini çekiyoruz haliyle. Bu gün de tez yazarken gelen bir özlem sonucu bir kaç videolarını izledim, özlem gidermeye özlem olarak (çıkma aliterasyon sever mi oldum nedir :))


Thursday, June 11, 2009

Son surat devam..

1 ay, 30 gun, ama ne 30 gun....
Onemli olaylarin basinda, Mark ve Dave'in ziyareti geliyor. Aachen'dan, polonya ve litvanya uzerinden buraya geldiler. Daha sonra arabayla helsinki ve kutup dairesine devam ettiler. avrupanin damina ulastiktan sonra, isvec ve danimarka uzerinden Almanya'ya geri gelecekler. Asagida kullandiklari arabanin iki tane resmi var.
Icim gitmedi desem yalan olur, ama yapacak cok is, az vakit oldugu icin malesef onlara katilamadim.

Peki nedir bu bahsettigim is: master tezi. Deneysel calismalarin olmazsa olmazi olan son dakikalarda cikan tum problemlerden nasibimi aldim herhalde. Ekipman bozulmasindan, yanlis cozum yonlendirmelerine kadar hepsini yasadik, uzun geceler ve laboratuvarda gecen haftasonlari sonucu farkli bir yontem izlemeye karar verdim. Son testler icin parcalari almanya'ya , test platformunun ureticisine yolladim, onlarin test etmelerini rica ettim. Onlar da kirmadilar, simdi bekliyoruz bakalim..

Onun disinda Estonya devlet daireleriyle ilgili efsanevi hikayelerim var. Her sey sonuclansin, ona gore ayri bir blog yazisinda maceralarimi anlatacagim.

simdilik bu kadar, tez vesaire islerine geri donuyorum.