Monday, April 27, 2009

Her şey çok güzel olacak / Everything will be superb!

geçen ay çektiğim resimlerden birini paylaşmayı unuttuğumu fark ettim. Tallinn'de Avrupa Birliği Evi adlı kültür merkezinde her hafta ücretsiz film gösterimi oluyor, ve bir hafta da, büyükelçiliğimiz sayesinde Cem Yılmaz'ın Her şey çok güzel olacak filmini gösterdiler.

Hem filmi izlemek iyi oldu, hem de bir kaç arkadaşımı da beraber götürdüm, onlar da beğendiler. Cem Yılmaz'a da ayrı bir parantez açmak istiyorum. Başka dillerde altyazı desteği olan bir DVDyi piyasaya sürece vizyon sahibi olduğu için, kendisini takdir ediyorum. Aynı şeyi G.O.R.A. için de yapmıştı, ve bu sayede ben, yabancı arkadaşlarıma bu filmleri izletebilmiştim. İngilizce alt yazının kalitesi de, her iki film için de çok iyi idi, çevirmeni de takdir etmek lazım.

Aşağıda bu gösterimin duyurusunun resmi bulunmakta...
---------------------------------------------------------------

Above is the promotion banner for a Turkish movie that was screened in Tallinn by the Tallinn EU House and the Turkish Embassy. Congrats for the movie selection, as it is not exactly a mainstream movie but more like a special one that I found to be very warm for whatever reason.

Extra Kudos to Cem Yılmaz (or whomever responsbile) for releasing the DVD with multi-lingual subtitle support. The English translation was simply great.

Saturday, April 18, 2009

Yuksek Yuksek Tepelere Ev Kurmasinlar

Merhaba,

onceki yazida belirttigim gibi, gecen hafta Köln'den mısafirlerim vardı, o nedenle fazla bir şey yazamadım. Misafirleri pazar gecesi yolcu ettikten sonra, iş yerindeki bir kaç aksaklık ve tamirat nedeniyle geceyarılarına kadar ofiste bulunmak gerekti. Şu anda da cumartesi olmasına rağmen, hala ofisteyim, ama en azından tamiratlarımız başarılı oldu ve 1 hafta kayıptan sonra tekrar işimin başına dönebildim.

Bugun bahsetmek istediğim, bir buçuk hafta önce olmuş bir olay: T.C. Estonya Büyükelçiliğinin düzenlediği Türk Folklor Akşamı.

Eski Cumhurbaşkanlarımızdan Süleyman Demirel, Sovyetler Birliği dağılınca, atik davranıp eski Sovyet Ülkeleriyle yakın temaslarda bulunmuştu. O temaslar sayesinde, bu ülkelerdeki üniversitelere Türkoloji bölümü açtırılmasına ön ayak olmuş kendisi. Bu sayede bir grup Estonyalı, üniversitelerinde Türk dili, edebiyatı ve kültürü üzerinde çalışmalar yapmakta.

Büyükelçimiz Sayın Şule Soysalın organizatörlüğünde, Tallinn Üniversitesinde okuyan Türk ve Estonyalı öğrencilerin beraber düzenlediği Türk Folklörü akşamında, Türk mutfağından leziz örneklerle birlikte bizlere ceşitli dans gösterileri sundular. Aşağıda bir kaç resim ve bir video bulunmakta.

Şahsi kanaatim, Tallinn'de Erasmus sırasında böyle bir şeye şahit olmak hem komik, hem de gurur verici bir olay. Dışişlerimize, zamanında attıkları ve şimdi devam ettikleri adımlar için teşekkürler...











Turkiye'den youtube'a giremeyenler icin, Recep Tayyip Erdogan'dan gelsin : Ben giriyorum, siz de girin. Tikla tikla

Friday, April 10, 2009

Misafirler / Guests

Paskalya tatili nedeniyle, bu akşam Köln'den iki yakın arkadaşım, ziyaretime geliyorlar. Bir kaç gün buralara yazı yazamayacağim, ama haftaya bir kaç postayla geri dönerim.

Görüşmek üzere.
Can


-----------------------------------------------------

Two dear friends from Cologne are visiting me this weekend due to the Easter long weekend. I don't think there will be time to update this post, but next week, I will be back with enough material for some posts.

Till then!
Can

Saturday, April 4, 2009

Aci Biber / Red Hot Chilli Peppers

Takvimlerin paskalya öncesini göstermesinden mütevellit, burada alışveriş çılgınlığı başlamış vaziyette. Ekonomik krizin etkileri de üzerine eklenince marketler birbiri ardina ciddi indirimler yapmaktalar. Tabii ki ben de fırsattan istifade, bu sabah kendimi dışarı attım ve alışveriş yollarina koyuldum.

700 Kron'a (96 TL) Helsinki'ye iki kişilik git gel bileti aldım. Bunun dışında da uzun zamandır istediğim acı biber karışımını, baharat ve biber envanterime ekleme şerefine nail oldum!

Yazının sonunda gördüğünüz resim, dünyanın tescilli en acı biberi olarak kabul edilen Habanero'ya aittir, ve Scoville ölçeğine göre 300.000-500.000 arası acılık değerine sahiptir!*

Bu biberin ufak bir tanesinin yarısını, kıymalı makarna sosuna kattım. İki kişilik sosa yeterli geldi, ki benim acı bibere karşı dayanıklılığım, Aachen'daki hintli arkadaşlarımın 3 senelik eğitimleri sonucunda fazlasıyla yükselmiştir.

İncecik bir parça kesip ağzıma attım, ve o zaman bu biberin gerçek gücünü keşfettim. Önce hayattan soğutup, sonra bağımlılık yaptıracak kadar güçlü bir biber. Yaşasın Acı, yaşasın Kapsaisin*


* Kendisi ABD'ye gittiğinden beri görmediğim, Aachen öğrenci grubunun en başarılı simalarından Herr Doktor Salih arkadaşımı da, acı biber konusunda araştırma yaparken denk geldiğim aydınlatıcı yazısından dolayı da hem tebrik ederim, hem de buradan da ayrıca selamlarımı gönderirim. Pizzacının köşesindeki muhabbetlerden, binlerce kilometre mesafeye rağmen, acı biber köprüsündeki selamlaşmalara :)...





Hi there!

As it's getting closer to the Easter time, the city's shopping centers have been noticeably increasing their promotion campaigns in order to make some more money in this crisis time, and, despite not celebrating Easter, I absolutely have no problem with all this shopping craziness!

I managed to get 2 return tickets to Helsinki for less than 50 euros, and I also finally laid my hands over something I have been longing for for quite some time.

Yes, the picture above is showing a precious piece from what I have just bought today: chilli mix from all around the world. The most precious piece, as also shown in the picture, is a Habanero, and according to the Scoville scale, it is officially the hottest pepper in the world.

I used half of it in a pasta sauce for two people, and it was just perfect. I like my food really hot, and I think I just found the holy grail for me...Jalapeno is like candy compared to this pepper...

Poor Jaana, she is going to have some trouble :)

Wednesday, April 1, 2009

Sunum / Presentation

Benim deneylerim icin kullandigim, daha 1 ay önce alınmış bir ekipman var var, Nano-Batirma adlı bir alet. Hem çok teknolojik, hem de bir sürü yerde kullanılabilir bir alet, ve açıkçası bizim bölümde, bu alete sahip olduğumuz, ya da neler yapılabileceği pek bilinmiyor. Bölüm Başkanı Profesörle konuştum, dedim ayarlayalım bir seminer, ben orada ufak bir sunum yapayım, insanlar en azından görsün alet nedir, ne yapılabilir, hangi işlerde kullanabilirler vs vs.

Yaptık, Oldu, gayet de güzel oldu :)




I am using some brand new equipment for my thesis, namely the nanoindentation device. It is a cutting edge nanotechnology indenter and scratcher, and could be used for a variety of purposes to find out various mechanical properties.

Our department has a lot of scientists, who could benefit this machine, and I offered to make a presentation to show what the machine capabilities are, and hope that some people could use it in their research. My professor was very kind to fit my offer into an existing seminar schedule, and I gave a presentation. Above are some pictures from that, thanks to a friend who took some great pictures...